biyografi 

basında

çeviriler

söyleşi

ana sayfa

       
ROMAN
peygamber çiçeği
asmalı pencere
ÖYKÜ
kurtboğan
kiraz küpeler
gurbet kaçtı gözüme
turuncu eleni
le transanatolien
GEZİ
bükreş günleri
ÇOCUK KİTABI
bizim sinemamız var
cumartesiye çok....
 
CEREN BALEL
 
MEKTUPLAR
HAFTANIN YAZISI
ARŞİV
 
iletişim






SÖYLEŞİ  


STOYAN TS. DASKALOV  İLE BİR SÖYLEŞİ
 

MUSTAFA BALEL

M.B. : Geleneğe uyarak, yaşam öykünüzden başlasak işe sayın Daskalov. Ülkemiz okuru, "Büyük Mücadele" ve "Değirmen" adlı romanlarınızla tanıyor sizi. Bize diğer yapıtlarınızdan söz etseniz biraz.

S.D: 
Vratsa'nın Lilyaçe köyünde doğdum. Anam beni tarlada, koca meşenin altında doğurmuş. Çocuk ellerim ilk önce toprağa değmiş ve toprak benim için ana bağrı olmuş. Bundan ötürü, diyebilirim ki, toprak benim yurttaşlık ve yazarlık yazgımı da belirledi.

Anam okur-yazar değildi. Ama anlatmayı ve türkü söylemeyi iyi becerirdi. Eğer öyküde ilk öğretmenimin kim olduğu sorulursa, kuşkusuz, tatlı dilli anlatımıyla anamdır, derim. Bugüne değin, anamın portresini duvarımdan eksik etmedim. Hep onun portresi altında çalıştım. Anamın portresinin yanında da, Bulgar edebiyatının babası Ivan Vazov'un imzalı grafik portresi yer alır.

Babam köy öğretmeniydi. Ben de babamın okuduğu Lom Öğretmen Okulu'nu bitirdim. Kendi köyümde onun yerini aldım. Bir yandan yine onun yerini alaak köy kooperatifini yönettim ve toplum işlerinde çalıştım. Halk düşmanlarının nefretini kazandım, meslekten çıkarıldım ve faşist iktidar tarafından kovuşturuldum. Sonunda, doğduğum yöreyi bu yüzden terketmek zorunda kaldım. Sofya'da kooperatif dergisinde redaktör olarak çalıştım. Bir yandan üniversiteye devam ettim ve islav filolojisini bitirdim.

Bu yaşam yolu ve deneyimi, benim yazgımı halkımla, onun özgürlük savaşımıyla birleştirdi. İkinci Dünya Savaşı'na katıldım; Hitler faşizminin ezilmesine kadar Birinci Bulgar Ordusu saflarında ve Sovyet askerleriyle omuz omuza savaştım.

Bulgaristan'ın kralcı-faşist rejimin pençesinden kurtuluşundan sonra, kendimi büsbütün öyküye, romana,  çocuk edebiyatına, sinema ve televizyon senaryoculuğu ve dram yazarlığına verdim.

Artık 50 kadar kitabım var. Hepsi çağdaş konulu bunların. Tarihi sevdim, ama tarihsel konular yazarı değilim. ..............

(Söyleşi Balel'in "ÖYKÜ" adlı aylık sanat dergisinin 7. sayısında (Nisan / 1976)  yayınlanmıştır. Konuşmanın ilk bölümüdür. Devamı daha sonra yayınlanacaktır.)