biyografi 

basında

çeviriler

söyleşi

ana sayfa

       
ROMAN
peygamber çiçeği
asmalı pencere
ÖYKÜ
kurtboğan
kiraz küpeler
gurbet kaçtı gözüme
turuncu eleni
le transanatolien
GEZİ
bükreş günleri
ÇOCUK KİTABI
bizim sinemamız var
cumartesiye çok....
 
CEREN BALEL
 
MEKTUPLAR
HAFTANIN YAZISI
ARŞİV
 
iletişim






MEKTUPLAR  

    

                                                                                                 Ankara, 17 Mart 1971

             Balel,
           
            Biraz geç oldu ama, kusura bakma. Türlü-çeşitli işlerden zaman bulup ancak inceleyebildim öykülerini.

            “Ahırdakiler” olsun, “Çopur’un Dursun” olsun, başarılı parçalar. Dil ve anlatım, yetenekli bir yazarın kaleminden çıkmış izlenimini veriyor. Kurgu iyi. Umut verici bir başlangıçla işe girişmişsin. Gide gide, daha da başarılı öyküler yazacağının öncüleridir bunlar.

            Yerel sözcüklere öykülerde yer verilebilir, ama bunun ölçüsünü kaçırmamalı. Anlamı herkesçe bilinmeyenleri de dipnotlarında açıklamalı. İki öykünde de geçen sözcükler var ki, okur bunları bilmeyecektir. Onlara tutamak vermek gerek.

            Öykülerinin tekniği, olaylara dayalı. Belirli bir olayı baştan alıp sona dek götürüyorsun. Klasik öykü çizgisinden yani. Bunu bir eksiklik saymıyorum ve kendi payıma, bu tür öyküleri seviyorum. Öykü dediğin, insana bir şeyler söylemeli, bir takım düşlerin, ipe sapa gelmez lafların kağıda geçirilmesi olmamalı.

            “Ahırdakiler” parçasını Yazı Kurulu'na gönderdim, uygun bulurlarsa basılır Türk Dili’nde. Orada olmazsa, başka yer buldum. Şimdi anlatacağım orasının neresi olduğunu.

            Öykünün çıkacağı yer, “Ulus” gazetesinin sanat sayfası. Bu sayfayı, bizim Kurum görevlilerinden Ali Püsküllüoğlu yönetiyor. Ona verdim öyküyü. Basılınca sana gönderecek. “Çopur’un Dursun” da Türk Dili’nde çıkmazsa yine orada yayımlanacak. (Şimdi Ali Püsküllüoğlu yanıma geldi, “Çopur’un Dursun’u beğenmiş, onu da Ulus gazetesinde yayımlayacak. Ardı ardına iki öyküsü çıkarsa, dikkati çekeriz diyor. Doğru. Ali Püsküllüoğlu’nun adresini aşağıda veriyorum. Ona, kısa biyografin ile bir de fotoğrafını göndereceksin, gazetede tanıtacak. Bundan sonra yazacağın öyküleri de hep ona gönderiver.) Dergi Yazı Kuruluna giden yazılar geç çıkıyor, bu nedenle günlük bir gazetede çıkması daha iyi.

            İşte sana söyleyeceklerim. Sevgiyle gözlerinden öperim.

                                                                                                 Hikmet DİZDAROĞLU