|
« Bir frak, bir papyon kravat, bir ipek gömlek, bir çift
ayakkabı…»
Altıncı sınıf öğrencisi Sarı, okuldan dönerken bir şiir dizesi
gibi diline takmış, yineleyip durmaktadır bunları. Bu arada son
derece heyecanlıdır. Çünkü müsameredeki Fransız konsolosu rolünü
ona verilmiştir.
Öğretmen bu rol için Avrupai görünümüyle sarışın ve yakışıklı bu
çocuğu uygun görmüştür. Ne var ki genç öğretmenin bilmediği bir
şey vardır : Temiz pak giyimine bakarak herkesin varlıklı bir
aileden çocuğu sandığı Sarı gerçekte genç yaşta dul kalmış bir
kadının oğludur.
Geçimini eski gazetelerden kesekağıdı yaparak sağlayan annesi
öğretmenin sipariş verdiği tüm bu şeyleri almayı kabul edecek
midir ? Yoksa oğlunu bir güzel haşlayacak mıdır ? Ya pusuda kol
gezen kıskançlık ? Kasabanın para babası bir işadamının oğlu
Meftun’un görünümüne bürünmüş kıskançlığa ne demeli ?... Sarı
herkeste hayranlık uyandıran Fransız konsolosu olma düşünü
gerçekleştirme olanağı bulabilecek mi ?
İnsanı biraz buruk, ama aynı zamanda da alabildiğine sıcak,
sevgi ve dayanışma dolu bir atmosfere sürükleyen duygusal bir
roman : «Bizim Sinemamız Var»
|